BERLİN MODELİ

Berlin Modeli, İzci Anaokulu’nda ilk kez başlayacak olan çocuğun okula alışma döneminde, okula sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması için başvurulan modeldir.
Okula alışma dönemi ailelerin ve çocukların en zorlandıkları dönemdir. Çünkü her iki taraf da birbirinden ayrılmak istemez. Genellikle zorlanan taraf yetişkinlerdir. Çocukların uyumu daha kolay olmakla beraber, okul algısını lekelememeye dikkat edilmeli çocuğa hassas yaklaşılmalıdır. Bu dönem çocuğun okuldaki öğretmenine güven duymasına kadar sürecektir ve yeterli süre çocuktan çocuğa değişmektedir.
Alıştırma dönemi okul öncesi yılların en önemli dönemlerindendir. Burada ki hatalı yaklaşımlar okul korkusu, terkedilme korkusu yaşatarak tüm akademik hayatına yansıyabilecek olan “okul fobisini” geliştirebilir ve okul fobisinin atlatılması profesyonel ellerde bile oldukça uzun sürebilir. Alıştırma dönemi yaklaşımı okulun eğitim kalitesini birebir anlatan bir göstergedir. Bu dönemde çocukların ağlamaması, okulunu, öğretmenini sevdirmeye çalışılması ve çocuğun güveninin kazanılması esastır.

Berlin modelinin, İzci Anaokulu’nda çalışan sorumluları ile uygulanan 4 evresi vardır. Berlin modelinin bu aşamalarından geçildikçe çocuğun okula olan güveni adım adım pekişir.
Berlin modelinin bir evresinden geçilirken çocuğun strese girmeden uyumlu bir şekilde bir sonraki aşamaya hazır olması hedeflenir.

1. Evre
Bu evre ebeveyn 3 gün boyunca çocukla birlikte sınıfta bulunur. Okul öncesi öğretmeni çocuğu dikkatli ve yavaş bir şekilde oyuna çekmeye çalışır veya çocuğun kurduğu oyuna dahil olur. Ama çocuğu huzursuz kendini güvende hissetmesini sağlamaktır. Başka çocuklarla oyun oynamaya zorlamak veya ebeveynden ayırmaya çalışılmaz. Ebeveynde bu temel evrede başka çocuklarla oynamamalıdır, kendi çocuğu için orada bulunmalıdır.

Dengeleme ve Ayrılık Evresi
4 günden itibaren okula öncesi öğretmeni çocuğa öğle yemeğinde yardımcı olur ve/veya çocuk ile oynamak için devreye girer. Amaç çocuğun öğretmenine tam güvenmesidir dolayısı ile ebeveyn çocuktan gelecek bir yardım sinyali yok ise gün içinde devreye girmemesi gerekir. Aksi takdir de çocuk ve öğretmen arasındaki güvenin kurulmasına engel olur. Eş zamanlı olarak 4. Günde ilk ayrılık denemesi yaşanır.

* Eğer 4. gün bir Pazartesi gününe denk geliyor ise bu evreye başlangı. 5. günde yapılmalıdır*

5.gün itibari ile öğretmen çocuğun tüm ihtiyaçları karşılayabilecek bir pozisyonda olmalıdır. (2. ayrılık denemesi oldu ise bu 8. ve 9. güne denk gelir)

Ebeveyn çocukla empatik bir şekilde vedalaşarak yarım saatliğine sınıftan çıkar. Ancak ebeveyn çağrıldığında çabuk bir şekilde dönebileceği bir mesafe bulunmalıdır. Çocuğun bu ilk ayrılığa tepkisi alışma devresinin süresini belirler. Çocuk bağımsız davranır ve ayrılıktan az etkilenir ise ortalama 6 günlük bir alışma evresinden bahsedilebilir. Çocuk ebeveyninin peşinden gitmek isterse, ağlar ise ve öğretmenine karşı güven hissetmediği görülür ise bu alıştırma evresi 2 ila 3 haftaya kadar uzatılır.

*Eğer çocuk ilk ayrılık evresine uyum sağlayamadı ise ikinci ayrılık denemesi 7. günden önce asla olmamalıdır.*

Bu evrede öğretmen, çocuk ile ebeveynine hoşçakal demek, ebeveyninin geri döneceğinin açıklamasını yapmak, üzüntüsünü kabul etmek, çocuğu rahatlatmak ve çocuğun dikkatini oyuna yöneltmek ile ona destek olması gerekir.

Çocuğun yaşı ve gelişimine göre dengeleme evresi çocuğun okuldaki 10. veya 20. gününe kadar devam edilmesi gerekebilir. Dengeleme evresinde çocuğun anaokuluna yarım gün devam etmesi etkili olacaktır.

Sonuçlandırma Evresi
Bir önceki dengeleme ve ayrılık evresi çocuğun öğretmeni ile kurduğu ilk duygusal bağ ile biter ve 3. Evre başlar. Örnek olarak çocuk ebeveynin gitmesine tepki verir ama hızlı bir şekilde öğretmenine güvenerek ihtiyaçları için ona dönmesi verilebilir. Bu son evrede ebeveyn artık okula beklemez, ancak her an ulaşılabilir durumda olmalıdır. Bu evrede çocuk artık öğretmenini ‘güven üssü’ olarak görür.

0216 445 61 71
Emin Ali Paşa Caddesi No:86/B Bostancı / İstanbul